Kriptoya ilk girdiğimde elime geçen tüm parayla tek bir fiyattan coin almıştım. Ertesi gün piyasa çakıldı ve aylarca zararımın çıkmasını bekledim. O gün acı bir ders çıkardım. Piyasayı zamanlamaya çalışmak genellikle hüsranla bitiyor.
Çoğu kişi grafikteki en düşük noktayı yakalayabileceğini sanıyor. Gerçekte bunu profesyoneller bile yapamıyor. Bütün kurşununuzu tek bir seviyede harcadığınızda fiyat daha da düşerse eliniz kolunuz bağlanıyor. Ekrana bakıp strese girmekten başka çareniz kalmıyor.
Sonra piyasada DCA yani düzenli alım stratejisi denen kavramla tanıştım. Mantık çok basit. Elinizdeki parayı tek seferde yatırmak yerine küçük parçalara bölüyorsunuz. Her hafta veya her ay aynı gün belli bir miktar alım yapıyorsunuz. Fiyat düşerse daha fazla coin, yükselirse daha az coin almış oluyorsunuz.
Bu yöntemin en güzel tarafı psikolojinizi koruması. Artık fiyat düştüğünde üzülmek yerine harika bugün daha ucuza alacağım diye seviniyorum. Stres sıfır, ekran takibi yok. Uzun vadede maliyetiniz piyasanın ortalamasına denk geliyor.
Yatırım yaparken en büyük düşmanımız kendi duygularımız. Düzenli alım stratejisi tam da bu duyguları devreden çıkarıyor. Eğer gece yastığa başınızı koyduğunuzda rahat uyumak istiyorsanız portföyünüzü yavaş yavaş oluşturmayı deneyin. Piyasada acele eden her zaman kaybeder.